Teoman Taşcı veya bilinen adıyla Ravend, bazen “maalesef” gibi duygu dolu şarkılar ile sizi derin düşüncelere iterken bazen de “Taktım Beşe” gibi şarkılarla sizi bir o kadar güldürüp eğlendirebilen bir isim. Türkçe rap yapan isimler arasında çok farklı bir karakter orası kesin. Onunla röportaj yapıp düşüncelerini birebir öğrenmeyi çok istiyorduk. Yapabildik sonunda bunu.

Keyifli okumalar!

 

Rapertuar: Öncelikle hayatından memnun musun?

Ravend: Memnunum. Günlerim genelde birbirini tekrar ediyor. Arada farklı bir şey yapınca aşırı mutlu oluyorum. Her zaman daha fazla memnun olabilirdim tabii.

da block

Ravend kimdir? Ravend müzisyen kimliğinin dışında kimdir, neler yapar?

Matematik okuyorum İstanbul Üniversitesi’nde iğrenç bi’ yer bence hiçbir gence tavsiye etmiyorum. Maalesef hiçbir başarım yok. Yerel bi’ Anadolu Lisesinde okudum fena değildi. Lise zamanlarımda rap’ten başka bir şey dinlemiyordum tam bi’ yobazdım bunu değiştirdim. Süper bi’ insanım kısaca.

 

Kimseyle düet yapmak istemiyorum açıkçası. Bi’ Alpha’yla.”

 

Birçok kişi “reyvınd” şeklinde okusa da aslında mahlasının yazıldığı gibi okunduğunu biliyoruz. Ravend isminin ortaya çıkış hikayesini anlatabilir misin?

Reyvınd diye okuyanları yargılamıyorum, benim de bazı arkadaşlarım Reyvınd diye okuyor kimseyi bozmuyorum çünkü biliyorum ki tek dinledikleri şarkı Feyzullah. Evet insanlar bu şarkıyı cidden dinliyor. İsmimin bir çıkış hikayesi yok Farsça’da ilaç falan demek şifalı da bi’ bitkiymiş ama işte kolpadan yani bunun için koymadım bunu hoşuma gittiği için.

Ne kadardır bu müzikle uğraşıyorsun? Hip-Hop kültürü ve bu müziğin içine girme hikayeni bize kısaca anlatır mısın?

İlkokula başladığımdan beri bi’ şekilde dinliyordum, tabii farkında olmadan ya da olarak cidden hatırlamıyorum. Hatırladığım net bir şey var o da 2008’de Sago’nun Kötü İnsanları Tanıma Senesi albümünü dinlemiş olmam. İlk dinlediğim albüm o idi. Adeta film izler gibi dinledim albümü. Hatta Cezayı ve Sago’yu eşit severdim herkes illa bi’ tarafı tutuyordu o dönem ben eşitçiydim. Yine de içimde Sago sevgisi baskındır bunu inkar edemem. Çok fazla Joker ve Allame dinledim. Çok fazla No.1 dinledim. No.1 ve Joker masaüstü duvar kağıdım olmuştu 2011 ya da 2012. İlk kayıtlarımı laptop mikrofonundan almıştım. Beat yapıyordum 7. sınıfta falan ama tabi göremiyorsun o dönem. İyi bir şey yaptığını sanıyorsun ama aslında bok gibi. Millete atıyorsun nasıl falan diyorsun, iyi diyorlar yalandan. O beatlere giriyordum. Bu arada sınıf birincisi falandım he. Lisede çok fazla arkadaşım olmadı rap yapan veya dinleyen. Bu çok garip bi’ durum, herkes popülere karşıydı (özellikle ben, yobazca) ama herkes mainstream rock gruplarını falan dinliyordu, ilginç yıllardı. Şu anda da aynı şey oluyor hatta, yine herkes popülere karşı ama yine herkes mainstream rapçileri dinliyor. Neyse bu içimde kalmıştı. Lisede 24Saat grubunu kurduk gittik ekipman falan aldık çok iyiydi her hafta rap yapıyorduk her şey süperdi. Sonra Yaşar üniversite için Eskişehir’e gitti, Kadir de Ankara’ya gitti ekipmanlar bende kaldı. Açık konuşmam gerekirse birlikte hayal kurduğun birlikte yola çıktığın insanların şehrinden ayrılması üzücü hatta bunaltıcı bi durum ama arkadaşlığımız tabii ki de bozulmadı. 2017 yılında Yaşar’la beraber 2 albüm yaptık Eskişehir’e gittim ben bu sebeple hatta. Dinleyicide çok yankı uyandırmadı bu albümler. Biz zaten Yaşar’la olsun demesini bilen insanlarız. Buna da “olsun” dedik. İstanbul’a döndüğümde bazı solo şarkılar yaptım. 2019’da ilk solo albümüm “hayat çok güzel, ama”yı yaptım ve gerçekten işleri biraz değiştirdi. Feyzullah’ı da iki ay önce yapmıştık Alpha ile ama sadece YouTube’da idi . Bu arada herkes o şarkıyı dinlenme kazanalım diye yaptığımızı düşünüyor da abi cidden makara yaptık. Sonra tutunca saldım şarkıyı ek gelir gibi bir şey. Niyetim tutsun diye değildi ama. Şimdi de işte devam her şeye.

Türkiye’den beğendiğin ve birlikte çalışmak istediğin MC’ler var mı?

Kimseyle düet yapmak istemiyorum açıkçası. Bi’ Alpha’yla.

Kısa ve uzun vadede ne gibi hedeflerin var?

Abi bi’ şekilde milyoner falan olup aş evleri açmak istiyorum. Kafam çok karışık ne yapmak istediğimi bilen biri değilim ama kesin aş evi açacağım.

“Bir hiphop etiketidir” cümlesiyle tanımladığınız 24 Saat’i bilmeyenler için biraz anlatabilir misin? Bu aralar solo ilerliyorsun gibi görünüyor, yakın zamanda bir 24 Saat projesi görme imkanımız var mı?

24Saat kurucusu olduğum bir hip-hop etiketidir. Solo gidiyorum ya. Arkadaşlarımı zorlamayı bıraktım gibi.

Gerçekten derin ve duygusal şarkılarının yanı sıra tamamen eğlenmek ve eğlendirmek için yaptığın parçaların da bulunuyor. Bu, dinleyicilerde kafa karışıklığına yol açıyor. Ravend, tam olarak ne yapmaya çalışıyor?

Benim bu konuyla alakalı amacım yok hahah ne hissedersem o. Stratejik ilerlemiyorum bunu da bi’ eksiklik olarak görmüyorum.

Bir önceki soruda bahsettiğimiz derin ve duygusal şarkılarınla değil de eğlenceli şarkılarınla daha çok gündeme geldiğin ve tanındığın bir gerçek. Hatta II. RVND albümü dışında hiçbir işini bilmeyen dinleyiciler bile var. Bu konu hakkında ne düşünüyorsun, seni rahatsız ediyor mu?

Eskiden rahatsız ediyordu, şimdi n’apayım diyorum. Herkes duymak istediğini dinliyor. II. RVND süper bi’ albüm. Tek pişmanlığım başka bir sanatçı hesabı açıp orda yayınlamamış olmam.

 

Ben kendimi bir rapçiden öte iyi bir prodüktör olarak görüyorum. Prodüktör kişiliğimi daha baskın hissediyorum. Sanırım hayattaki en büyük zevklerimden biri bilgisayar başına oturup bir projeye başlamak. Ama asla bitirmemek.”

 

Geçtiğimiz günlerde Tanerman’la bir hikaye paylaştığını gördük, yakında bir proje geliyor diyebilir miyiz?

Abi hayır diyemeyiz. Tanerman’ı severiz.

Bize göre, milenyum çağına doğmuş Türk gencinin harika bir yansımasısın. Gösterişten, gangsta’lıktan, fakir edebiyatından uzak; orta halli duruma sahip bir gencin hayatını dinlediğimizi hissediyoruz şarkılarını açtığımızda. Bu depresifken de böyle eğlenceliyken de. Sence bu tarzdaki MC’lerin sayısı artacak mı ilerleyen yıllarda?

Artar hatta bir sürü vardır bile ama kulağımıza gelmiyordur. Herkes çok geleneksel takılıyor ve bundan nefret ediyorum stratejik ilerlemenin en iğrenç yanı bu. Herkes çok sahte şu an, gereksiz yükseldim.

Prodüktör kimliğin olan Albert Punchline’ı bize biraz anlatır mısın? Bu isim, Sagopa Kajmer’den geliyor diye düşünüyoruz. Bu soruyla bağlantılı olarak Sagopa Kajmer’in sendeki yeri nedir?

Sago’yu severim dediğim gibi ve evet ordan geliyor. Ben kendimi bir rapçiden öte iyi bir prodüktör olarak görüyorum. Prodüktör kişiliğimi daha baskın hissediyorum. Sanırım hayattaki en büyük zevklerimden biri bilgisayar başına oturup bir projeye başlamak. Ama asla bitirmemek.

Prodüktör olarak da ayrı bir kariyer düşünüyor musun yoksa şu an olduğu gibi yalnızca kendine beat yapmaya devam mı edeceksin?

Abi insanlar çok yorucu. Gerçekten çok yorucu bunu gerçekten 20’li yaşlarımda anladım. İnsanlarla uğraşılmaz abi. Uğraşırsın bi’ geceni heba edersin adam ödemeni yapmaz ya da bi’ vokal girer dersin ki beat olarak yayınlansa her şey daha güzel olurdu falan. Başkalarına yapmam için aynı ortamda sürekli olarak bulunmamız gerek onun dışında çok zor.

Bu sıralar en çok dinlediğin 3 şarkı veya albümü öğrenebilir miyiz?

Spotify’ımı kontrol ediyorum gerçek bi’ cevap vermek için. Ben size isimleri ve şarkıları ayrı ayrı vereyim:

BONES, Killstation ve Post Malone dinliyormuşum en çok.

En sevdiğim şarkıları da:

BONES – GladWeHaveUnderstanding

Killstation – Extinction

Post Malone – Patient

Son olarak, yeni projelerle alakalı daha önce hiçbir yerde bahsetmediğin, bu röportaja özel bir bilgi verme şansın var mı?

Yapıyorum bir şeyler ya. Şaşırtıcı bir şey yok. Hit yapmaya çalışmıyorum ama bunu söyleyebilirim gerçekten istediğim şeyleri yapıyorum, şu sıra iyi bi nakarat yazayım kaygım yok.