Kanye West yaptıkları, beklenmedik çıkışları, evliliği üzerinden her zaman hiphop’ta tartışılan bir isim olmuştur. Ancak sanırım tartışılamayacağı yegane şey müzik kariyeridir. Hiphop tarihini anlatıp da Kanye West’in ismini geçirmemek olmaz mesela. Bilmiyorum sizin üzerinde nasıl bir etkisi vardır Kanye’nin veya sever misiniz ancak kendisi benim oldukça beğendiğim ve başarılı bulduğum bir sanatçı. Maalesef son yıllarda yaptığı işler beni tatmin etmiyor. Özellikle Trump ve aşırı Hristiyanlık triplerine girdikten sonraki dönemden bahsediyorum. Aslında bunlar da Kanye West’ten beklenmeyecek şeyler değil, ancak geçmişte onun neler yapabildiğine şahit olduktan sonra bugünkü durumu gerçekten ağızda kekremsi bir tat bırakıyor. Lil Pump ile yaptıkları şarkı ve ona çektikleri klibi saymıyorum bile.

Heartless gibi bir iş yapan adamın şöyle bir şeyi yapmıyor olması lazımdı mesela. Asıl konumuza gelirsek, The Life of Pablo tabii ki Kanye West’in yaptığı en iyi albüm değildi ancak tamamen kendi düşünceme göre konuşuyorum: YAPTIĞI SON İYİ ALBÜMDÜ!

The Life of Pablo ile son çıkardığı albüm olan JESUS IS KING arasındaki “ye” ve Kid Cudi ile birlikte yaptıkları “KIDS SEE GHOSTS” işlerini bu kapsama almıyorum. Çünkü onlar albümden ziyade Kanye’nin Wyoming’de girdiği inzivadan çıkan EP’ler idi.

da block

The Life of Pablo’yu tanıtayım kısaca. The Life of Pablo, Kanye West’in 7. stüdyo albümü özelliğini taşıyor. So Help Me God, SWISH, WAVES gibi isimlerden sonra bu ismi aldı. 14 Şubat 2016’da sadece JAY Z‘nin sahibi olduğu streaming platformu olan TIDAL üzerinden yayınlanan albümün diğer platformlara gelmesi 1 Nisan’ı bulmuştu. Albümün prodüksiyon kısmında Mike Dean‘den tutun da Metro Boomin‘e kadar piyasanın önde gelen beatmakerları yer aldı. Featuringlerin dışında Akon, Kid Cudi, French Montana gibi isimlerin vokalleri kullanıldı.

Featuringlere gelecek olursak çok zengin bir kadro bizleri karşılıyor. Tracklist sıralamasına göre; Chance the Rapper, Kelly Price, Kirk Franklin, The-Dream, Kid Cudi, Desiigner, Rihanna, Young Thug, Chris Brown, The Weeknd, Ty Dolla Sign, Sia, Vic Mensa, Frank Ocean, Max B, Kendrick Lamar, Post Malone ve Sampha bu dolu dolu albümde Kanye West’e eşlik ediyor.

20 şarkılık albümde farklı farklı tarzlar ve altyapılar kullanılmış. Amerikan piyasasındaki bazı mainstream işler gibi upuzun tek bir şarkı dinler gibi hissetmiyorsunuz kendinizi. The Life of Pablo’nun gospel bir albüme yakın olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Giriş şarkısı Ultralight Beam’deki “We on an ultralight beam / This is a God dream.” sözleri ve Wolves şarkısındaki İncil ayeti göndermeleri bile bunun için yeterli sayılabilir.

Albümden birçok şarkı iyi olarak değerlendirilebilir ancak benim favorilerim; yaşanılan duyguyu dibine kadar hissettiğiniz The Weeknd düetli FML, Kendrick Lamar ile sözde zengin sorunlarını ve Los Angeles’taki sahte ünlü hayatlarından bahsettikleri No More Parties in LA ve harika bir atmosfere sahip olan giriş şarkı Ultralight Beam.

Kanye West, bir süre daha aşırı gospel albüm yapma tercihinden vazgeçmeyecek gibi duruyor. JESUS IS KING‘den sonra gospel grubu Sunday Service Choir ile yaptıkları JESUS IS BORN piyasaya çıkmıştı. Şimdi ise sırada tarihi henüz belli olmayan JESUS IS KING Part 2 var. Albümde Dr. Dre‘nin yer alacağını biliyoruz, bu güzel bir gelişme. Ben ise uzun bir süre daha Kanye West’in eski albümlerinden devam edeceğim gibi görünüyor.