Hip-hop’ın DNA’sında bir sertlik imajı olduğu doğru. Ama bugün delikanlılık diye savunduğunuz çoğu şeyin kökeni aslında ironilerle dolu. Mesela, bugün her rapçinin üzerinde gördüğün o düşük bel pantolon muhabbeti. Bu aslında hapishanelerde kemer takılması yasak olduğu için (ya da daha karanlık alt metinlerde “müsaitlik” mesajı olarak) doğmuş bir akım. Dün bunu yapanlar cool kabul edilirken, bugün bir adamın tırnağına sürdüğü boya mı raconu bozuyor?
Burada ciddi bir tutarsızlık var. Bugünlerde neredeyse çoğu şarkıda feminen tınlayan o vokalleri hepimiz dinliyoruz. Ama iş tırnaktaki iki gram boyaya gelince mi norm bekçisi kesiliyoruz?
Sınırları Yıkan Devler
Dünya nereye akıyor, biz nerede takılıp kalıyoruz? Bir bakalım:
David Bowie: Bu işin Godfather’ı odur. 70’lerde Ziggy Stardust karakteriyle sahneye çıktığında, makyajı ve feminen tarzıyla dünyayı yerinden oynattı. “Erkek adam makyaj mı yapar?” diyenlere inat, o haliyle bir ikon haline geldi. Bugün Motive’nin ojesine takılan zihniyet, elli yıl önce Bowie’ye “Bu ne?” diyen vizyonsuzluğun aynısıdır. Bowie olmasaydı, bugün sahnede gördüğümüz o görsel özgürlüğün yarısı olmazdı.

Playboi Carti: Bugünün gençliğinin idolü. Yüzünde makyajla, gotik ve androjen bir tarzla sahne alıyor. Kimse ona “Sen ne yapıyorsun?” demiyor, aksine Vampir estetiği diye peşinden koşuyorlar.

Kanye West: Renkli lenslerden tut, o garip maskelere kadar her şeyi denedi. Sanatçı dediğin kişi zaten konfor alanını yıkan kişidir.

Eğer biz bu kafayla devam edersek; yarın uzun saça “Bu ne?”, ertesi gün küpeye “Olmamış”, öbür gün de “Rapçi adam dişini mi fırçalar?” noktasına geliriz. Bu, sanatı özgürleştirmek değil, sanatı bir kışla disiplinine sokmaya çalışmaktır.
Hip-Hop’ın Özgürlük Alanı ve Bariz Çelişki
Hip-Hop, toplumun dışladığı, öteki gördüğü her şeyi kucaklayarak büyüdü. Şimdi kendi içimizde yeni ötekiler yaratmak, bu müziğin ruhuna ihanet etmek gibi bir şey. Abugat’ın ya da bir başkasının, sırf şahsi bir sürtüşmeden dolayı birinin tarzını hedef alması, aslında bindiği dalı kesmesi demek.
Dipnot: Motive, 26 Ocak 2027 tarihinde Bostancı Gösteri Merkezi’nde verdiği konserden sonra bir fotoğraf paylaştı. Bu fotoğrafta, Motive’nin elinde siyah renk oje olduğu görülüyordu. Bu görüntüyü eleştiren bir kesim oldu. Abugat da Instagram hesabından paylaştığı story’lerle bu durumla alay etti.

Bugün sen başkasının ojesine yanlış dersen, yarın bir gün muhafazakar bir kitle gelir, senin dövmeni, senin müziğini, senin yaşam tarzını hedef alır. Yasakçı zihniyet bir bumerang gibidir; fırlatırsın, birini vurur ama döner dolaşır senin de başını yarar. Sonuç Olarak…
Mevzu Motive’nin ojesi değil, mevzu ifade özgürlüğü. Rapçi dediğin adam, sokağın tozunu yutmuş olabilir ama zihni o tozun içinde boğulmamalı. Estetik, sanatçının kendi oyun alanıdır. Eğer bir sanatçıyı eleştireceksek; vizyonunu eleştirelim. Ama ojesine, makyajına veya tarzına takılıp kalmak; 2026 dünyasında sadece vizyonsuzluk değil, aynı zamanda bu kültürün tarihinden de bihaber olmaktır.