Ye, normalde 30 Ocak 2026’ta çıkaracağı BULLY isimli albümünü 20 Mart’a erteledi. Defacalarca ertelenen, sürekli olarak içerik bakımından da değişen bu albüm, aslında Ye’nin Dave Blunts‘la birlikte başlattığı, hatta ona bıraktığı bir süreçti.
Dave, BULLY albümünü tamamen kendisi yapacak, Ye ise sadece gelip kayıt alacaktı.
Bir Telefon Görüşmesiyle Değişen Kader
Her şey, muhtemelen Ye’nin algoritmada ya da arkadaş ortamında The Cup single’ına denk gelmesiyle başladı. Ye, o meşhur küratör içgüdüsüyle Dave’deki o ham, filtresiz enerjiyi görüyor ve saatlerce süren telefon görüşmeleri ardından Dave albümünü Ye’ye dinlettiğinde muazzam bir teklif alıyor: “Bully’yi baştan aşağı sen yap.”
Bu, bir çırağın ustasına yardım etmesinden daha çok ustanın çırağına dükkanı bırakması gibi bir olay. Dave Blunts, bir anda kendini Ye’nin stüdyosunda bully için referans parçalar yaparken buluyor ve hikaye başlıyor.

Cousins ve Yapım Süreci
Şarkıların nasıl ortaya çıktığına baktığımızda, karşımıza post-modern bir durum çıkıyor. Cousins şarkısının hikayesi ye’nin son hali gibi absürt. Ye, muhtemelen zihni dumanlıyken kuzeniyle olan o meşhur ve sancılı mevzuyu Dave’e en ince ayrıntısına kadar anlatıyor. Dave ise hevesle hemen “Bunu şarkıya dökelim mi?” dediğinde Ye önce reddediyor, ama bir hafta sonra Ye ile telefonda görüşürken Ye, “Kuzen mevzusu hakkında şarkıyı acil yap.” diyor.
Burada ilginç olan, Dave Blunts’ın sonradan verdiği röportajdaki savunması. Antisemitik sözler yazması sorulduğunda “Metot oyunculuğu gibiydi.” diyor. Bu aslında hip-hop’ta yeni bir katman. Dave, Ye’nin zihnine o kadar girmiş ki, onun travmalarını, öfkesini ve hatta hatalarını kendi sesiymiş gibi kağıda dökmüş. Utancından Cousins şarkısını evde tek başına, kimsenin ruhu duymadan kaydetmek zorunda kaldığını söylüyor (abartıyor ve röportajlarda baya kolpa sıkıyor).
Referans mı kopya mı?
Sektörde reference track olayı normaldir. Ancak WW3, Virgil Let Me Down ve Cousins örneklerinde durum biraz farklı. Ye’nin yayınladığı versiyonlarda Dave’in orijinal kayıtlarından sadece birkaç kelime ve beatteki ufak dokunuşlar değişmiş durumda. Bu, Ye’nin artık bir müzisyenden ziyade, bir creative director gibi çalıştığının kesin kanıtı. Dave’in ham maddesini alıp işliyor ve bu sayede farklı bir sound yaratıyordu.
50 Cent ile beef
Dave Blunts, sadece stüdyoda değil, sahada da Ye’nin fedaisi rolüne büründü. 50 Cent, Bianca Censori hakkında konuşmaya başladığında Dave ağzına geleni söyledi.
Olayın özeti şu: Dave, 50 Cent’e “Sen Ye’nin karısından bahsediyorsun ama senin karının üstüne Diddy işedi.” diyerek çok sakat bir yerden konuya giriyor.
50 Cent ise şu şekilde cevap veriyor:

Dave durmadı ve 50’nin o dönem başarısız bulunan All Things Fall Apart filmiyle dalga geçerek savaşı körükledi. Bu hamleler, Dave’in Ye’ye olan sevgisinden mi, yoksa o dönem içine kapıldığı yıkıcı karakterin bir parçası mı tartışılır.
Clout kasmaca
Her büyük Ye iş birliği gibi bu da yaşandı ve bitti saygısızca. Dave Blunts, bir diss parçasıyla sessizliğini bozup Ye’nin kendisini manipüle ettiğini, her şeyi para için yaptığını söyledi. Ancak sokağın ve internetin gözünde bu biraz clout kasma girişimi gibi duruyor (ki öyle). Ye’ye karşı yükselen nefret dalgasını arkasına alıp kendine bir çıkış yolu aradı ama sonuç? Şu an ortalarda yok.
Peki, BULLY albümü neden sürekli erteleniyor?
Tahminimce Ye, Dave Blunts ile olan tüm bağlarını (ve dolayısıyla onun imzasını taşıyan şarkıları) albümden kazımaya çalışıyor. Dave’in yarattığı o “yeni era”, Dave’in kendisiyle birlikte çöpe gitmiş olabilir. Ye şimdi, o boşluğu dolduracak yeni bir form arıyor olabilir.